Sorunlarımız çok. Ülke olarak, toplum olarak, kadınlar olarak... Hemen her taraftan yabancı ideolojiler ve bunların savunucularıyla kuşatılmış bir toplumuz.
Acaba, "Ben aileme, evime sahip çıkabiliyorum" diyenimiz var mı? Ya da, kaç kişi?
Hani birileri darbecileri savunmak adına diyor ya "Biz kaç kişiyiz".
Sahi, biz kaç kişiyiz? Medyanın, sözde milli eğitimin, ahlaksız yaşantıyı "çağdaş" ambalajında takdim edenlerin, rap-rock-disco-arabesk-Türk pop adlarıyla evimize-evlatlarımıza nüfuz edenlerin etkisinde kalmayan KAÇ KİŞİYİZ?
Evinde televizyonu olmayan; olup da, ahlak dışı ilişkilerin, saygısızlığın, ana babaya itiatsizliğin aşılandığı, bilinç altına sokulduğu programları, filmleri, müzik kliplerini seyretmeyen KAÇ KİŞİYİZ?
Biz ebeveynler, okuma çağındaki çocuklarımız günlük yaşamımızda kitap-dergi-gazete-internet haber sitesi mi okuyoruz yoksa; face book'larda, massenger'larda gevezelik mi yapıyor; oyun sitelerinde hayali savaş oyunları-tavla-okey vs. mi oynuyoruz? Boş zamanını, kişisel gelişimi için harcayan, okuyan KAÇ KİŞİYİZ?
Çocuklarıyla arkadaş olmasa da, onların yaptıklarını kontrol edebilen; dertlerini anlattıkları, sunduğumuz çözüm önerilerini dikkate alıp uygulayan çocukları olan KAÇ KİŞİYİZ?
Eşi, evladı yabancı ve dini-ahlaki kültürüne yabancılaşmış giyim, fiziki görünüm (saç-kirpik-boya), hareket-mimik, konuşma içerisinde olmayan KAÇ KİŞİYİZ?
Müslüman kardeşlerini katleden ABD'nin ürünlerini kullanmayan... Hadi bunu da geçtim; uç kaleleri olan coca cola'larını içmeyen, mc donalds'larından-kentucky'lerinden yemeyen, üzerine giydiği tişörtünde-pantolon-ayakkabısında abd-ingiliz bayrakları, ingilizce ahlaksız ve şirk sözleri yazılı ürünleri kullanmayan KAÇ KİŞİYİZ?
CEVAP, BİZ ÇOK AZ KİŞİYİZ!
Toplumda dindar gözüken ailelerde bile bu çok ciddi boyutta bir sıkıntı. Hani ne demişler "İğneyi kendine çuvaldızı başkasına batır".
Gelecek yazımda da dindar-dindar gözüken kesimden; ahlaksızca ortalıklarda dolaşan başı örtülü, namusu açık kızlarımızdan bahsedeceğim. Gerçi, ben yazmasam da siz onları tanıyorsunuz; sokaklarda-banklarda sarmaş dolaş dolaşıp, yılışanlar.. Yani, almadığı-alıp da benimsemediği İslam'ın emirlerinin dışında hareket edenler.
Neden bunları anlatacağım? Onları iyi tahlil edelim ki düzelmelerine çalışalım ve; onları gösterelim ki; Hanım hanımcık, namusunu, edebini koruyan kızlarımızın haklarını verelim.
Sen hangi sıfatla iftara atıyorsun .. sen kimsin ? senin gibi zihniyet çok gerilerde kaldı . çamlıca vadisi Allah ın rızası doğrultusunda hareket ettiği , yazıları hep O doğrultuda yazdığını hala anlamadıysan git IQ nü ölçtür .... SAYGILAR ÇAMLICA VADİSİ AİLESİ
Sakkaya kimin adamısın sen ? Böyle güzel bir gazeteye , böyle bir yazıya nasıl aşağılık ifadeler kullanabilirsin , bu yazıyı okumadığın her halinden belli , okusaydın ne anlatılmak istendiğini anlardın ama yazık , yazık ki senin gibi cahil insanlar hala günümüzde mevcut ....
Adını yazmadan sakkaya1983 nikiyle yazıya yorum yapan kişinin yorumunu olduğu gibi yayınladık. Ki, her zaman sizlere bahsettiğimiz zihniyetin sahibi bir kişinin ağızından bir kere daha görün diye. Daha, yazının içeriğini, anlatmak istediği fikri bile algılama kapasitesi olmayan İslam ve Müslüman düşmanı beyin özürlü cahillerin bu ülkeyi getirdikleri uçurum ortada. Irkçı, faşizan, İslam düşmanı bu kişiler ve bunların devlet idaresindeki temsilcilerinin icraatları yüzünden; dün, dedeleri bu vatan için canını veren kahraman Kürtlerin torunları bugün dağa çıkmış bölücülük yapıyor, evlatlarımızı katlediyorlar. Herşey ortada; Osmanlı zamanında halkta gerçek İslam bilinci ve İslam kardeşliği duygusu hakimdi ve ALLAH, bize 623 sene ayakta duran dünyanın 2. büyük imparatorluğunu bahşetti. Osmanlı gitti, ırkçı, milliyetçi, İslam düşmanı zihniyet vatanımız üzerinde hakim olmaya başladı, param parça olduk; bu gidişle daha da bölüneceğiz. Özürlü yorumcunun beyninin haricinde, omurilik soğanında da problem bulunmakta. Ömurilik soğanının görevini bilmeyenler için hatırlatalım: Beyin ile omurilik arasında yer alır. Böylece beyin ve diğer vücut organları arasındaki bağlantıyı sağlar. Omurilik soğanı, isteğimiz dışında çalışan iç organlarımızın kontrol merkezidir. Görevleri: Solunum, dolaşım, boşaltım ve sindirim sistemlerimizin çalışmalarını düzenlemektir. Nefes alma, yutma, öksürme, çiğneme, hapşırma ve kusma gibi olayları kontrol eder. Omurilik soğanı doğru çalışmayan insanlar dengesizleşirler; hem kendilerine hem de çevrelerine zarar verirler. Omurilik soğanı çıkarılan bir insan ölür. "sakkaya" kimin adını kullanarak hakaret edeceğini iyi öğrenmiş ama; bu vatan bizim ve bize hediye eden de, şanlı şerefli imanlı atamız Selçuklu ve Osmanlıdır. Bizim vatanımızın sınırları da, T.C.nin sınırlarıyla sınırlı değil; 30 milyon kilometrekaredir. ALLAH, bu arkadaşa hidayet nasip etsin.
Allaha'a andolsun ki, siz Allah'ın apaçık emirlerini çarpıtan zihniyetin 20nci asırdaki ürünlerisiniz. Öyle olmasaydı eğer, İslamın evrensel değerlerini siyasete, ticarete ve de kadının etine alet etmezdiniz.
Şüphe yok ki, sizin temsil ettiğiniz zihniyetin merkezinde Amerikan uşağı Kral Abdullah, Mekke ŞErifi Hüseyin'in Ürdün ve Irak'taki torunları, ve her islam memeleketinde göbek bağını Emperyalist Batı'nın banka hesaplarına bağlamış milliyetsiz, beyni ve vicdanı iğfal edilmiş, urube zihniyetli diktatör yöneticiler oturmaktadırlar.
İslem toplumlarını geri bırakan bu militarist, teokrat ve de sözde demokratların zürriyetlerinin nerelerde nemalandıklarını, hangi bankalarda dolar/euro istiflediklerini, kimlerin koltuğu altında palazlanıp da İslamın Muazzez Peygamberini ve de Alemlere Rahmet diye inen Yüce Kitabını istismar edip saltanat sürdüklerini siz bizden daha iyi bilirsiniz de, beyinleriniz iğdiş edildiği için, cesaret edip de ikrar edemezsiniz.
sakkaya, sen iyisin değil mi?
El insaf! abd'ye ve emperyalistlere küfür eden.. suudi, ürdün, mısır ırak yönetimlerine işbirlikçi köpek diye hitap eden bir site olduğumuz halde, bu yazdıklarımızı görmezden gelip şu yorumları yapıyorsun ya pes.
Anlaşılan o ki; "Biz kaç kişiyiz" başlığına takılmış.. Bu yazının bile içeriğini okumamış.. Veya, okuyup da anlamamışsın. Biz senin kafanda kurduğun, Din istismarcılarından değiliz. Öyle olsa, bu tip takiyyeci sahtekarların aleyhine yazıp durmayız. Başlıklara takılmak yerine yazılarının içeriğini oku (anlarsan tabi). İbrahim Tamer'in "Din istismarcıları", "Vurun komunisti, Asın Şeriatçıyı", "Dua kurtuluş için yeterli mi", "Konuşulmaması gerekenler", "AK'a da yaranamayız, Kara'ya da" yazılarını.. Şakir Albayrak'ın "Medeniyetler ittifakı", "Ilımlı İslâm Fitnesine dikkat" yazılarını.. Emin Atalay'ın "YANGIN YERİ KALBİM, HAYALLERİM" yazısını..
Bu yazıları da okudun mu? Yoksa, okuyup da, şu yazıya anlamadan tepki gösterdiğin gibi onları da anlamadın mı?
Hele şu ifadeye bak "Kadının etine alet etmezdiniz" diyorsun. Oha yani, biz kadının ticari-şehveti unsur olarak kullanılmasına karşı çıkarken; bu sözleri sarfetmeni denge bozukluğu olarak niteliyoruz.
Bak, yorumlarında hiç kesinti yapmadan yayınlıyoruz ama; bundan sonrakileri ya düşünerek ve iftira atmadan yaz; ya da hiç yazma, çünki biz yayınlamayacağız.
Adını yazmadan sakkaya1983 nikiyle yazıya yorum yapan kişinin yorumunu olduğu gibi yayınladık. Ki, her zaman sizlere bahsettiğimiz zihniyetin sahibi bir kişinin ağızından bir kere daha görün diye. Daha, yazının içeriğini, anlatmak istediği fikri bile algılama kapasitesi olmayan İslam ve Müslüman düşmanı beyin özürlü cahillerin bu ülkeyi getirdikleri uçurum ortada. Irkçı, faşizan, İslam düşmanı bu kişiler ve bunların devlet idaresindeki temsilcilerinin icraatları yüzünden; dün, dedeleri bu vatan için canını veren kahraman Kürtlerin torunları bugün dağa çıkmış bölücülük yapıyor, evlatlarımızı katlediyorlar. Herşey ortada; Osmanlı zamanında halkta gerçek İslam bilinci ve İslam kardeşliği duygusu hakimdi ve ALLAH, bize 623 sene ayakta duran dünyanın 2. büyük imparatorluğunu bahşetti. Osmanlı gitti, ırkçı, milliyetçi, İslam düşmanı zihniyet vatanımız üzerinde hakim olmaya başladı, param parça olduk; bu gidişle daha da bölüneceğiz. Özürlü yorumcunun beyninin haricinde, omurilik soğanında da problem bulunmakta. Ömurilik soğanının görevini bilmeyenler için hatırlatalım: Beyin ile omurilik arasında yer alır. Böylece beyin ve diğer vücut organları arasındaki bağlantıyı sağlar. Omurilik soğanı, isteğimiz dışında çalışan iç organlarımızın kontrol merkezidir. Görevleri: Solunum, dolaşım, boşaltım ve sindirim sistemlerimizin çalışmalarını düzenlemektir. Nefes alma, yutma, öksürme, çiğneme, hapşırma ve kusma gibi olayları kontrol eder. Omurilik soğanı doğru çalışmayan insanlar dengesizleşirler; hem kendilerine hem de çevrelerine zarar verirler. Omurilik soğanı çıkarılan bir insan ölür. "sakkaya" kimin adını kullanarak hakaret edeceğini iyi öğrenmiş ama; bu vatan bizim ve bize hediye eden de, şanlı şerefli imanlı atamız Selçuklu ve Osmanlıdır. Bizim vatanımızın sınırları da, T.C.nin sınırlarıyla sınırlı değil; 30 milyon kilometrekaredir. ALLAH, bu arkadaşa hidayet nasip etsin.
Allaha'a andolsun ki, siz Allah'ın apaçık emirlerini çarpıtan zihniyetin 20nci asırdaki ürünlerisiniz. Öyle olmasaydı eğer, İslamın evrensel değerlerini siyasete, ticarete ve de kadının etine alet etmezdiniz.
Şüphe yok ki, sizin temsil ettiğiniz zihniyetin merkezinde Amerikan uşağı Kral Abdullah, Mekke ŞErifi Hüseyin'in Ürdün ve Irak'taki torunları, ve her islam memeleketinde göbek bağını Emperyalist Batı'nın banka hesaplarına bağlamış milliyetsiz, beyni ve vicdanı iğfal edilmiş, urube zihniyetli diktatör yöneticiler oturmaktadırlar.
İslem toplumlarını geri bırakan bu militarist, teokrat ve de sözde demokratların zürriyetlerinin nerelerde nemalandıklarını, hangi bankalarda dolar/euro istiflediklerini, kimlerin koltuğu altında palazlanıp da İslamın Muazzez Peygamberini ve de Alemlere Rahmet diye inen Yüce Kitabını istismar edip saltanat sürdüklerini siz bizden daha iyi bilirsiniz de, beyinleriniz iğdiş edildiği için, cesaret edip de ikrar edemezsiniz.
Adını yazmadan sakkaya1983 nikiyle yazıya yorum yapan kişinin yorumunu olduğu gibi yayınladık. Ki, her zaman sizlere bahsettiğimiz zihniyetin sahibi bir kişinin ağızından bir kere daha görün diye. Daha, yazının içeriğini, anlatmak istediği fikri bile algılama kapasitesi olmayan İslam ve Müslüman düşmanı beyin özürlü cahillerin bu ülkeyi getirdikleri uçurum ortada. Irkçı, faşizan, İslam düşmanı bu kişiler ve bunların devlet idaresindeki temsilcilerinin icraatları yüzünden; dün, dedeleri bu vatan için canını veren kahraman Kürtlerin torunları bugün dağa çıkmış bölücülük yapıyor, evlatlarımızı katlediyorlar. Herşey ortada; Osmanlı zamanında halkta gerçek İslam bilinci ve İslam kardeşliği duygusu hakimdi ve ALLAH, bize 623 sene ayakta duran dünyanın 2. büyük imparatorluğunu bahşetti. Osmanlı gitti, ırkçı, milliyetçi, İslam düşmanı zihniyet vatanımız üzerinde hakim olmaya başladı, param parça olduk; bu gidişle daha da bölüneceğiz. Özürlü yorumcunun beyninin haricinde, omurilik soğanında da problem bulunmakta. Ömurilik soğanının görevini bilmeyenler için hatırlatalım: Beyin ile omurilik arasında yer alır. Böylece beyin ve diğer vücut organları arasındaki bağlantıyı sağlar. Omurilik soğanı, isteğimiz dışında çalışan iç organlarımızın kontrol merkezidir. Görevleri: Solunum, dolaşım, boşaltım ve sindirim sistemlerimizin çalışmalarını düzenlemektir. Nefes alma, yutma, öksürme, çiğneme, hapşırma ve kusma gibi olayları kontrol eder. Omurilik soğanı doğru çalışmayan insanlar dengesizleşirler; hem kendilerine hem de çevrelerine zarar verirler. Omurilik soğanı çıkarılan bir insan ölür. "sakkaya" kimin adını kullanarak hakaret edeceğini iyi öğrenmiş ama; bu vatan bizim ve bize hediye eden de, şanlı şerefli imanlı atamız Selçuklu ve Osmanlıdır. Bizim vatanımızın sınırları da, T.C.nin sınırlarıyla sınırlı değil; 30 milyon kilometrekaredir. ALLAH, bu arkadaşa hidayet nasip etsin.
Sayınız milyonlarla ölçülemez. En az 1 milyar insan var sizin gibi. Cahil, fakir, ezik, hiç bir medeni değerden nasibini almamış, İslamı Arabın sakalı ile fistanı arasında arayan zavallılarsınız.
Tarihi şerefle yoğrulmuş, kanla irfanla kurulmuş Atatürk Cumhuriyetine yakışmıyorsunuz...
Sizin din anlayışınız bir Rahibe kıyafeti olan Türbandan bir milim bile ileri gitmez. Amma asırlarca geri gider. Taa Ebu Lehebin karısına kadar, o elleri kuruyasıca din ve özgürlük düşmanı araplara kadar gider sizn ahlak anlayışınız...
Maalesef sizlerden bu yeryüzünde yüz milyonlarca var...