Dün İnegölde cereyan eden hain saldırılar pkk yanlılarının ve ırkçı faşist türklerin aynı merkeze hizmet ettiğini gözler önüne serdi. Şöyle ki; sözde ülkücüler alacak verecek kavgası sonucu karakolda tutuklanan saldırgan kürtleri kendilerine teslim etmeyen polise saldırıyor.. Polis arabalarını ve karakolu ateşe veriyor.
Medyada çıkan haberlere göre; basit bir alacak verecek meselesi, alacaklıların güzellikle alacağını alamayınca "kürt düşmanlığını kullanarak" hadiseyi ırki platforma taşımasıyla alevleniyor.
Diğer yandan, olayları bastırmak.. ırkçı kafatasçı türklerin elinden karakoldaki kürt soydaşlarını kurtarmak için bölgeye gelen askeri birlikleri ise karayolunu kapatarak pkk engelliyor.
pkk'nın, ırkçı türklerle işbirliği yaptığı ortadadır. Her iki ırkçı zihniyet te birbirinden nemalanmakta.. Artan, Kürt düşmanlığı, pkk'nın işine yararken; yükselen Türk düşmanlığı da ırkçı türklerin işine yaramakta.. Karşılıklı olarak birbirlerini büyütmektedir.
pkk'nın da, ırkçı türk faşistlerin de aynı merkezden emir aldıkları çok açık ortada.
Birileri iki kardeş halkın kavga etmesini.. birbirlerini öldürmesini.. bir diğerine cephe alınmasını ve ülkenin bölünmesini istiyor. Yok istemiyoruz diyen varsa, söylemeli "kürt-türk iç savaşı çıkması ne anlama gelir?".
Şu tevafuka bakın ki; balyozcu darbeci ergenekoncu sanıkların (generallerin) tutuklanmaya başladığı zamana denk geliyor, hem hatay'daki hem de inegöl'deki olaylar!
Birileri acaba, "Sakın, suçlu deyip de ordu işçindeki darbeci subaylara dokunmayın; bu milletin orduya ihtiyacı var. Ordu ancak anarşiyi bitirir" mesajını vermek istiyor olabilir mi?
12 eylül'de bu tip hadiseleri, hatta çok daha kanlılarını tezgahlamışlardı. Ve, ardından DARBE geldi.
İstihbarat ve emniyet güçleriyle beraber, konuyla alakalı herkesin ve bilhassa kandan nemalanan politikacıların dikkat etmesi gerek bir diğer husus da; İnegöl gibi küçük bir ilçede çok kısa bir zamanda BİN kadar ırkçı türk ve aynı miktara yakın ırkçı-pkk taraftarı kürt eylem yapmak için toplanabilmiştir.
Bu tablo korkunçtur. Ve, Türkiye'nin nasıl bir anda iç savaşın eşiğine sürüklenebileceğinin göstergesi olmuştur.
Üzerinde düşünülmesi gereken bir diğer nokta da; İnegöl gibi batıda bu kadar çok pkk sempatizanının oluşudur. İstanbul başta olmak üzere bir çok şehirde durum daha da ağırdır. Maalesef, devletin içindeki.. Hatta, kendilerini devlet gibi gören satılmış vatan haini bazı ırkçı-sabataist-şamanistler türkçü gözükerek içinde bulundukları kurumları da zaafiyete uğratarak, özellikle Kürt halkına yönelik bilinçli düşmanlık yapmışlar-yapmaktalar ve bu ırkçı politikalar pkk'nın Kürt gençleri arasında güç kazanmasına neden olmaktadır.
Ayrıca kayde değer bir diğer husus da ırkçı türkler ilk defa polise saldırdı!
Polise karşı düşmanca tavırlar sergileyen türk solu adlı marksist-leninist ve ne tuhaftır ki aynı zamanda hızlı mustafa kemalci kemalist grubun dışında bugüne kadar ülkücü kimlikle sahneye çıkanların içinden hiç kimse polise saldırmamıştı. Bu ilk oldu.
Bunun altında yatan neden "polis AKP'nin maşası" iddiasını ortaya atan mağlum bölücü faşist grubun özellikle polise karşı ırkçı türkleri kışkırtmaya çalışması mıdır?
Şurası kesin ki; terörün bitmesi ne pkk'nın, ne şehid cenazelerinden nemalanan ırkçı türkçü partilerin, ne de darbeci subayların işine gelmiyor.
Öte yandan; BBP Büyük Birlik Partisi Başkanı Yalçın Topçu da ülkücü kimlikle polise saldıranları kınıyarak, saldırgan türklerin ve kürtlerin abd-avrupa ve israilden emir aldıklarını açıkladı. BBP başkanını tebrik ediyor..
Vatansever Türkleri ve Kürtleri bu ve benzeri faşizan-ırkçı provakasyonlara alet olmamaya çağırıyoruz.
Çamlıca Vadisi Gazetesi