AK-AR HALI YIKAMA                 Halı, Kilim, Yolluk, Battaniye Yıkama         Yerinizde Koltuk Yıkama      İşyerleri İçin Kuru Yıkama Zemin Temizliği         0216 344 70 20
                                             UCRETSIZ SERVIS                      0216 344 70 20

 

 

Açılış Sayfam Yap   Sık Kullanılanlara Ekle   

   Anasayfa          Künye          Yazar Girişi         Sitene Ekle         Arşiv          Rss Listesi
 

TARİH - Araplar bizi arkamızdan vurdu mu? - Camlica Vadisi - Aylık Mustakil Yerel Gazete
   
 Araplar bizi arkamızdan vurdu mu?

Araplar bizi arkamızdan vurdu mu?
 Yazı Boyutu

 Tarih : 01.02.2010 - 21:39:31 


Araplar I. Dünya Savaşında sizi sattı. Türkün Türkten başka dostu yoktur Bu bir masal mıdır? Peki gerçek nedir? İslam Hukuku Profesörü Hayrettin Karamanın yazdı.


İslam ve insanlık adına birleşme ve dayanışmanın tam zamanında bazı kimselerin "Araplar bizi arkamızdan vurdular" hikayesini gündeme getirmelerine isyan eden sevgili Metin Boşnak, ABD'den şu yazıyı göndermiş:

"…Sayın Bardakçı, "Din meselesi bu kadar bağlayıcı ise, biz, Osmanlı İmparatorluğu'nun dağılma sürecinde devletin hâkim ve en kalabalık unsuru olan Müslümanlar'dan neden kazık yemiştik ve Anadolu'da cumhuriyetin ilk yıllarında çıkan ayaklanmaların bahanesi neden hep 'din' olmuştu?" diyor. Aslında Bardakçı yeni bir şey söylemiyor: Türklere 80 yıldır anlatılan bir masalı tekrar ediyor. Bu masal, 'Araplar ve diğer Müslüman kardeşleriniz, I. Dünya Savaşı'nda sizi sattı' diye başlar ve 'Türk'ün Türk'ten başka dostu yoktur' diye de noktalanır. Türk'ün özellikle de Müslüman dostu yoktur...

Masal budur. Peki gerçek nedir?

"Gerçek şudur: Osmanlı'nın çöküş döneminde Türk olmayan Müslüman unsurlar arasında gerçekten isyanlar başgöstermişse de, bu unsurların bir bütün olarak "ihanet ettikleri" kesinlikle söylenemez. Hatta Araplar sözkonusu olduğunda, Osmanlı'ya isyan edenlerin küçük bir azınlık olduğunu, buna karşılık Arap kabilelerinin çoğunun Osmanlılık ve Müslümanlık bağıyla İstanbul'a sadakat gösterdiklerini söyleyebiliriz.

"Kürtler ise, daha da belirgin bir sadakatle önce Osmanlı İmparatorluğu'nu ardından da Milli Mücadele'yi desteklemişler ve Müslümanlık bağının getirdiği "kardeşlik"ten asla taviz vermemişlerdir. Ankara'nın kendisi bundan taviz verene kadar...

"…Her Türk genci 'Araplar'ın I. Dünya Savaşı'nda bize ihanet ettiğini' öğrenerek büyür. Oysa bu, ancak kısmen doğrudur. I. Dünya Savaşı'nda Mekke Şerifi Hüseyin'in İngilizler ile anlaşarak Osmanlı'ya isyan ettiği ve ordumuzu arkadan vurduğu doğrudur. Ama hep atlanan nokta Şerif Hüseyin'in "Araplar"ın tümünü temsil etmediği, aksine bir istisna olduğudur. Ortadoğu uzmanı tecrübeli gazeteci Cengiz Çandar, "Arapların ihaneti" söylemi ile tarihsel gerçek arasındaki önemli farka şöyle işaret ediyor:

"Mekke Emiri Şerif Hüseyin'in Hicaz'da bazı Arap bedevi kabilelerini ayaklandırarak 1916'da İngilizlerle işbirliği yaptığı doğrudur. Ancak, Birinci Dünya Savaşı konusunda genel bir bilgisi ve fikri olan herkes, bunun 'askeri açıdan' tayin edici bir değer taşımadığını bilir. İngilizlerin daha sonra yerine getirmediği 'bağımsızlık vaadi' ile işbirliğine çektikleri Şerif Hüseyin'in ve oğullarının komuta ettiği bedevi kabileleri, Mekke-Maan hattında, yani asıl cephenin gerisi'nde İngiliz kuvvetlerine yardımcı olmuştur. Asıl cephe, önce Şüveyş Kanalı ve Kanal Harbi'nde Türk-Osmanlı kuvvetlerinin geri çekilmesinden sonra Filistin'de kurulmuştur. Filistin'de tek bir Arap ayaklanmamıştır. Suriye'de, Irak'ta, Lübnan'da Türk kuvvetlerini 'arkadan vuran' herhangi bir olay olmamıştır. Arapların ezici çoğunluğu, İstanbul'a yani Türkiye'ye sadık kalmıştır... Arabistan Yarımadası'nın Hicaz bölümünden Akabe'ye kadar olan 'cephe gerisi' dışında, Arapların Türkleri arkadan vurduğuna dair tarihte herhangi bir kayıt yoktur."

"Aynı gerçek… Ortadoğu analisti Mitchell G. Bard tarafından da, şöyle vurgulanıyor: "O dönemin romantik kurgusunun aksine, Arapların çoğu I. Dünya Savaşı'nda Türklere karşı müttefiklerin yanında savaşmadılar. İngiliz Başbakanı David Lloyd George'un belirttiği gibi, Arapların çoğu, Türk yöneticileri için savaştı. (Osmanlı İmparatorluğu'na isyan eden) Faysal'ın Arabistan'daki taraftarları, bir istisnaydı."

"…Konu hakkındaki uzmanlardan biri olan Dr. Zekeriya Kurşun'un ifadesiyle, 'I. Dünya Savaşı'nda Türk ordusu ile beraber çeşitli cephelerde Türklerle omuz omuza çarpışan Arapların büyük yararlıklar gösterdikleri bir hakikattir.' Bu hakikati teslim etmekle birlikte, Arap milliyetçiliğinin Osmanlı'da Türk milliyetçiliğinden daha önce geliştiğini belirtmek gerekir. Arap milliyetçiliği, 1860'larda, Suriyeli Arap entellektüeller arasında doğmuştu. Osmanlı İmparatorluğu'na ve yönetimindeki "Türklere" karşı ciddi bir antipati besleyen bu entellektüellerin dikkat çekici bir yönü ise, çoğunun Hıristiyan oluşuydu. Butros El-Bustani, Faris Şadyak, Nakkaş, Corci Zeydan gibi Hıristiyan Arapların öncülüğünde başlayan bu harekete katılan Müslüman Araplar ise, çoğunlukla Batılı fikirleri benimsemiş seküler aydınlardı. Arap milliyetçiliğini geliştirirken "Arapların İslam öncesi tarihlerine" ilgi duymaları, bundan kaynaklanıyordu.

Buna karşılık muhafazakar Müslüman Arapların çoğu, Osmanlı'ya sadakat duyguları içindeydiler. Hatta sadece Sünni Araplar değil, Irak ve Suriye'deki Şii Araplar arasında bile Osmanlı'ya ve Hilafet'e bağlılık duygusu vardı. Bu konuda büyük bir otorite olan Prof. Kemal Karpat, Osmanlı İmparatorluğu'ndaki Arap milliyetçiliğinin, Hıristiyan Araplarınki hariç, aslında en son noktaya kadar "ayrılıkçı" olmadığına dikkat çekerek şöyle demektedir:

"Görülüyor ki Arapların 'milli' hareketi esasında ayrılıkçı bir hareket değildi. Arapların birçoğu Osmanlı hükümdarlarını yabancı bir sömürgeci güç olarak değil, sadece Arap kökeninden olmayan, iktidarda bir hanedan olarak görüyorlardı ve Osmanlı Devleti ve hanedanı Müslüman kaldıkça ve Arapların hayat tarzına saygılı oldukça, özlemlerini yerine getirmeye söz verdikçe ve onları Avrupa işgaline karşı korudukça, itaat etmekten geri kalmıyorlardı. Geçmişte şan ve şereflerini ilk hatırlayan veya hayal edenler ve tarihlerinin modern bir versiyonunu yaratmaya çalışanlar Müslüman değil Hıristiyan Araplardı…

Kurtuluş Savaşı'nda da ne kitlesel bir "Arap ihaneti" ne de "Kürt ihaneti" yaşandı. Aksine Kürtler, Kurtuluş Savaşı'nı canla başla desteklediler. Mustafa Kemal Paşa, "Müslüman kardeşliği" temasına dayalı propagandasıyla onları kazandı.

"… Şeyh Said isyanı ise, ancak Kurtuluş Savaşı'nın bitmesi ve "Müslüman kardeşliği" temasının hızla yok olup, yerine "herkes Türk'tür" anlayışının belirmeye başlamasından sonra patlak verdi..."

Yeni Şafak 1.24.2009


  Editör :  İbrahim TONYALI

 
1 2 3 4 5   Puan Yok  
45 Kişi Tarafından Okundu.

Yorum ( 0 )   

Kayıtlı Yorum Bulunmuyor.

 

 Bu Kateoriye Ait Diğer Başlıklar

 
 
 

 Duyuru
 Köşe Yazıları

İLHAN ORAL

İLHAN ORAL ¬
RESULULLAH VE SAVAŞ (3)

İbrahim Tamer

İbrahim Tamer ¬
PEYGAMBERİMİZ SİLAHLI ÖRGÜT MENSUBUYDU

Av. Emin ATALAY

Av. Emin ATALAY ¬
BEN FETHULLAH HOCA VE EKİBİNE NE DEDİM Kİ? (1)

mehmet ilyasoğlu

mehmet ilyasoğlu ¬
Adriyatikten Çin Seddi’ne bir Osmanlı padişahı..

Cevdet Kaya

Cevdet Kaya ¬
Çocuklarda Alt Islatma Geçici midir?

Özkan Karaca

Özkan Karaca ¬
Güle Selam, Sana Kelam

Hasan Karakaya

Hasan Karakaya ¬
CHP’yi bilmem ama MHP, bu ürkekliği izah edemez

Şakir ALBAYRAK

Şakir ALBAYRAK ¬
Süper Güçlerin Süflörü

engin doğan

engin doğan ¬
TUNCAY GÜNEY VE KARA KUTUSU

ALİ İHSAN ASLANOĞLU

ALİ İHSAN ASLANOĞLU ¬
TARİHİMİZ....

Sümeyye Tamer

Sümeyye Tamer ¬
BİZ KAÇ KİŞİYİZ?

Ziya Köksal Çakmak

Ziya Köksal Çakmak ¬
BİLEREK KARIŞTIRILAN ÜÇ SAİD

ŞÜKRÜ YAVUZ

ŞÜKRÜ YAVUZ ¬
İLAHİ KODLARA KARŞI İSYAN VAR

emin üzümcü

emin üzümcü ¬
özgürlük, istanbulda

Konuk Yazar

Konuk Yazar ¬
Sanığa Kefil Olmanın Hukukta Yeri Var mı? NEVZAT TARHAN
 
 
Marksist PKK nın İmam Öldürme Gerekçesi Marksist PKK nın İmam Öldürme Gerekçesi
Marksis/Leninist dinsiz terör örgütü olduğunu bir kez daha kanıtladı PKK. Ramazan günü İmam Aziz Tan ı şehit eden alçaklar, hain planlarını gerçekleştirdikten sonra kahkahaları patlatmışlar ve bakın İmam Aziz Tan ı hangi gerekçelerle şehit etmişler....

Ayasofya Önünde Bayram Namazı
Bayramınız Mübarek Olsun...
Tesettürlü Barbiler Türkiyede Tesettürlü Barbiler Türkiyede
İran ve Mısır’da çok satan ve üzerinde tesettürlü bebek resmi olan okul çantaları Türkiye’de de satılmaya başlandı. Fulla adıyla piyasaya sürülen çantalar, 7 YTL’ye satılıyor ve binlercesinin tükendiği belirtiliyor....

BU 12 EYLÜLDE BİZ DARBE YAPACAĞIZ
Bahçeli Beyin Özürlü mü?
MHP Kurucuları Bahçeliye Başkaldırdı: EVET
abd askerinin vurulma anı (video)
Takiyyeci chp Çarşafa Saldırdı
BBP, MHPye Öyle Bir Vurdu ki
C-5 i seyreden Evet Diyor - Video -
Yüzü Bile Kızarmadı...
CHPyi Allah Çarptı
 
 Takvim
9  Eylül 2010  
Pts Sal Çrş Prş Cum Cts Paz
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


 
 Ziyaretçi İstatistikleri
   
 Online : 1
 Bugün : 56
 Dün : 57
 Toplam : 19458
 Ip No : 38.107.191.96
     

 
 Son Haberler
 
 Popüler Haberler
 
 Döviz Bilgileri

  Döviz Alış Satış
  Dolar 1.5033 1.5106
  Euro 1.9179 1.9272
 
 Hava Durumu



 



GÜNCEL | DÜNYA | EKONOMİ | SİYASET | SAĞLIK | MEDYA | TEKNOLOJİ | DARBECİ ÇETE DAVASI | EĞİTİM | ÇEVRECİLİK | KADIN VE AİLE | MUHSİN YAZICIOĞLU | GAZETEMİZİN HAZİRAN SAYISI | LİNKLER | FOTO YORUM | SİVİL TOPLUM EYLEMLERİ | TARİH | YARGI | HÜKÜMET | BELEDİYE HABERLERİ | PROVOKASYONLAR | DARBECİLER | PKK - BDP | İŞGALCİ EMPERYALİSTLER | İSRAİL - TÜRKİYE | SÜREKLİ GÜNCEL HABERLER | KİTAPLAR | VİDEOLAR | Gizlilik Politikası


 
 

   © Copyright - 2009- Camlica Vadisi - Aylık Mustakil Yerel Gazete - Tüm Hakları Saklıdır. 

Bu site

 HiTasarim altyapısını kullanmaktadır.

0,53 saniye.