AK-AR HALI YIKAMA                 Halı, Kilim, Yolluk, Battaniye Yıkama         Yerinizde Koltuk Yıkama      İşyerleri İçin Kuru Yıkama Zemin Temizliği         0216 344 70 20
                                             UCRETSIZ SERVIS                      0216 344 70 20

 

 

Açılış Sayfam Yap   Sık Kullanılanlara Ekle   

   Anasayfa          Künye          Yazar Girişi         Sitene Ekle         Arşiv          Rss Listesi
 

Köşe Yazısı - TARAF GAZETESİ YALAN YAZIYOR, İNANMAYIN - Camlica Vadisi - Aylık Mustakil Yerel Gazete
   
 

Av. Emin ATALAY ¬

Av. Emin ATALAY

 TARAF GAZETESİ YALAN YAZIYOR, İNANMAYIN

TARAF GAZETESİ YALAN YAZIYOR, İNANMAYIN
 Yazı Boyutu

 Tarih : 28.01.2010 - 23:14:56 


Sevgili dostlar, uzun zamandır düşünüyorum, hem de ciddi ciddi düşünüyorum. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin veya artık daha rutin ismiyle Genelkurmay’ın kendi milletiyle ne alıp veremediği olabilir diye…


Elbette beni bu düşünceye sevkeden, hemen herkesin malumu olduğu üzere Nokta dergisi ile başlayan ve daha sonra Taraf Gazetesinde farklı zamanlarda yayınlanan darbe haberleri, söylentileri ile ilgili… Zaten Nokta Dergisinin yöneticisi de şimdi bu gazetenin yazarları arasında değil mi?

Meselenin bir an için doğru olduğunu kabul edersek adeta ortaya şu manzara çıkıyor: Her ne kadar silahlı kuvvetlerimizin başında Türk ibaresi yer alıyor ise de esasen, bu ordunun üst kademeleri ve hatta daha genelleme yaparsak, idari kadro diyebileceğimiz subay kadrosu tamamiyle hainlerden oluşuyor!

Yapılan yayınlara baktığımızda bu ortaya çıkmıyor mu? Hemen hemen her Türk evladı seve seve vatani görevini yaptığı, şehit olmak için gözünü dahi kırpmadığı halde, ordu içindeki bir takım unsurlar (bir takım mezhebi etnik gruplar) ölmemek ve üstüne üstlük kendi tabirleriyle “dinci” dedikleri ve “İslâm Amentüsü”nü kabul etmiş olanların ölmesi için elinden geleni yapıyorlar. Tabii ölmeleri için elinden geleni yaptıkları bu zümrenin farklı bir şekilde tasfiyesini de YAŞ’da yapıyorlar. Doğru mu?… Yazılan çizilenlere bakıldığında kesinlikle doğru…

Ama hiç tersinden baktınız mı olaylara? Farklı açılardan düşündünüz mü? Körü körüne verilen haberlere, yazılan makalelere bağlı kalmayıp da “bir de olayı tersinden yorumlayalım!” diye fikrettiniz, arkadaşlarınızla veya bu kabiliyet ve kapasitede arkadaşınız yoksa aynanın karşısına geçip kendi kendinizle bu meseleye hiç kafa yordunuz mu? Asker ne istesin bu milletten? Hem niye istesin ki?! Millet kendi milleti, kurum kendi kurumu…

Bu düşünceler, al-verler neticesinde şu kanaate vardım: Taraf Gazetesi KESİNLİKLE  YALAN SÖYLÜYOR, OLAYLARI ÇARPITIYOR, PROVAKE EDİYOR!!! Tabii büyük bir medya kesimi de bu olaya çanak tutuyor…

Bu neticeye nereden mi vardım?! Lütfen sabırla ve sonuna kadar yazıyı okuyun siz de zannediyorum benimle aynı kanaate varacaksınız…

İşte açıklıyorum:

Biliyorsunuz, bundan önce TARAF isimli bir gazete yoktu. Gazete bir şekilde kuruldu, yayınlanmaya başlandı. Ama bakıyorsunuz ki, gazete gazete değil de, mübarek, gizli servis yayın organı! Gazetenin yayınları sanki ve özellikle bazı gizli servis ajanlarının getirdiği haberler. Meydanda ve tabii ki medyada bu kadar gazete ve gazeteci varken, tüm gizli ve önemli haberler niçin Taraf’a gelir? Niçin tüm haberleri bu Mehmet Baransu denilen gazeteci yapar? Eğer bu haberler doğru ise, gerçekten asker bu kadar dehşetli ve vahşi insanlardan oluşuyorsa, bu gazeteci kılıklı herifi (amiyane tabirle) niçin temizlemez, öbür dünyaya göndermezler? Evet niçin?

Cevabı aşağıda…

Gelin şimdi Taraf’ın haberlerini hep birlikte ve ama özetle gözden geçirelim:

Tarafın her haberinde mutlaka darbe ve darbeciler var! Mübarek sanki babasının adı darb, annesinin adı darbe… Darbeyle yatıyor, askerle kalkıyor, müdahale ile yatıyor, TSK.nın yaptığı/yapacağı bir eylemle kalkıyor. Bu kadar haber bolluğu, TSK.nın bu işin içine girmiş olması sizce de tuhaf değil mi? Yapılan tüm haberler, hatta tüm bu bilgilerin diğer gazetelere değil de sadece Taraf’a, sadece Mehmet Baransu’ya gelmesi acaip ve garaib değil mi? Yoksa size göre de mi bunlar birer rastlantıdan ibaret!?

Bakıyorsunuz Hudson Toplantısı, bir bakıyorsunuz Sarıkız, bir bakıyorsunuz, Eldiven… Yok efendim Kafes eylem planı… en son da Balyoz!

Bu zamana kadar yazmıyayım, benim necip milletim nasılsa uyanır, nasılsa bu yalancı/düzenbaz/hilebaz geçmişte komünist, bugünlerde belki de ateist ama kendi demelerine göre sözde demokrat olan insanların farkına varır diyordum, ama nerdeeee… Bakıyorum ki her geçen gün bu haberlere meyledenler, haberleri ciddiye alanlar var ve gitgide çoğalıyor. Hele bir de şu son balyoz haberlerinden sonra bu Taraf Gazetesinin tirajının 15.000 (yazıyla ONBEŞBİN) civarında arttığını okuyunca, kendi kendime “oğlum Emin sen eğer bu işe el koymazsan, bunun vebali senin üzerinde kalır. Bu adamlar her geçen gün tirajlarını yükseltirlerse, bu ne demek olur, ne manaya gelir? Yani bunların bu düzmece haberlerine inananlar çoğalıyor demek olur! Öyleyse bir an önce bildiklerini söylemek zorundasın…” dedim ve bu yazıyı kaleme almaya, kamuoyunun dikkatlerine sunmaya karar verdim. Lütfen siz de çevrenizi ve dostlarınızı uyarınız, bu yazıdan haberdar ediniz. Çünkü tehlike büyük arkadaşlar. Mesele sadece bu adamların gazetelerinin tirajının artması ile kalsa yine iyi… Ama bunun yanında yayınladıkları haberlere itibar edenler de çoğaldı. Hem de “akıllı-uslu” bildiğimiz, “demokratik duruşları” olan insanlar bunlar. Üstelik içlerinde yılların deneyimini beraberinde getiren gazeteciler, okumuş yazmış adamlar yani prof.lar vs. de var.

Değerli arkadaşlar dikkatinizi çekti ise, Taraf Gazetesinin bu yayınlarından sonra TSK.yı temsilen İlker Başbuğ bir dizi açıklamalar yaptı. (Tabii bu arada Başbuğ’un Yahudilerce kutsal kabul edilen “ağlama duvarı”nda dua eden resimlerini basına yansıtarak iftira atanlara da şimdilik temas etmiyorum. Belki başka bir yazıya…) Bu açıklamalarda (özetini veriyorum çünkü zaten hepinizin malumudur, ama gelin görün ki, Taraf’ın yaptığı haberlerden dolayı unutulmuş olabilir endişesiyle tekrar gündeme getirmek, hatırlatmak istiyorum) özetle;

LAV SİLAHI diye gösterilen ve toprak altından fışkırdığı (ne demekse) beyan edilen silahın esasen “boru” mahiyetinde olduğu ve boş olduğu için buna başka bir isim verilemeyeceği,

Albay Dursun Çiçek’e atfedilen eylem planı fotokopisinin “bir kâğıt parçası”ndan ibaret olduğu ısrarla beyan olunmuştur.

Şimdi arkadaşlar, hepiniz elinizi vicdanınıza koyun ve söyleyin; bir aletin silah mı boru mu olduğunu yıllarını, ömrünün en verimli dönemlerini askerlik hizmetinde, silahları tanımak, silahları yapmak, silahları bozmak için geçirmiş bir insan mı iyi bilir, yoksa silahı ancak ve ancak kısa dönem veya yedek subay olarak yaptı kısacık ve sınırlı askerlik döneminde eline alan gazeteci/ler mi? El-cevap: Elbetteki askerler.

Albay Dursun Çiçek ve ele geçen belgedeki “ıslak imza”ya gelince… Dostlar, zannediyorum, bu yazıyı okuyanlarınızın çoğu mütedeyyin insanlardır. Ve yine bu yazıyı okuyan işbu mütedeyyin kardeşlerimiz ordumuzu gözbebeğimiz ve “peygamber ocağı” olarak görürler. Doğrudur da… Ancak meselemiz ve asıl konumuz bu değil elbette. Mütedeyyinlikten bahsederek, bu “ıslak imza” mevzuunu çözmek istiyorum. Dolayısıyla bu konuyla ilgili olan aşağıdaki “yaşanmış olay” mütedeyyin bir insan olarak sizler tarafından daha iyi anlaşılacaktır:

Camiin birinde, bir vaiz çıkmış kürsüye ateşli ateşli vaaz ediyor… Vaazı gerçekten ateşin ve insanı cüş u huruşa getirici nitelikte… Gel gelelim, her yerde olduğu gibi burada da kendini “âlim” sayan, bir mürekkep yalamış ukâla varmış ki, vaazdan sonra etraftan vaiz efendiyi tebrik ve takdir edenlerden sonra sıra ona da gelmiş… Yanaşmış hocaefendiye ve demiş ki “hocam maşallah gerçekten vaazınız çok etkileyici ve heyecan vericiydi. Cemaatin de çok hoşuna gitti. Yalnız benim aklımı kurcalayan bir şey var idi, bunu söylemeden edemeyeceğim.” Vaiz efendi elbette bilge bir insan, şefkatle eğmiş kulağını bu genç ve yeni yetme “âlim parçası”na “nedir aklını kurcalayan söyle bakim” demiş. Bu genç de “hocam, vaaz esnasında delil getirdiğiniz hadislerin hemen tamamı zayıf hadisti bunu biliyorsunuz değil mi?” deyince, hoca elbette herkesten önce bu gencin irşada ihtiyacı olduğunu kavradığından ve keyiflenerek “ilahi delikanlı” demiş, “hadis hadistir! Hadisin zayıfı şişmanı mı olur Allahaşkına!?”… Bu hadise bize Albay Dursun Çiçek hakkında düzenlenen belgeyi hatırlatıyor. Ama öyle değil mi dostlar; Allah aşkına imzanın ıslağı kurusu mu olur… Tutturdular bir ıslak imza, nemli imzaki sormayın gitsin.

Hadi diyelim bu imzaların hepsi ıslaktı, hatta bırakın imzayı yazılar ve dahi kağıtlar dahi ıslaktı, ıslaktı da, 3 tane (yazıyla ÜÇ) koca koca hakim, hem de ağır ceza mahkemesi hakimi, imzanın ıslak olup olmadığını bilmiyor muydu da Dursun Çiçek’i serbest bıraktı. Üstelik de bu Dursun Çiçek’in ikinci serbest bırakılışı… Bu dahi Taraf Gazetesi ve o zihniyetti insanların ne menem yalancı ve hilebaz olduğunu göstermeye yeter de artar bile…

Şimdi de son moda BALYOZ OPERASYONU… Neymiş efendim 5.000 sayfalık bir darbe planıymış…. Pöh pöh pöh. Kargalar bile güler böyle plana…

Genelkurmay açıkladı; bu bilgi ve belgeler tamamen tatbikat amacıyla hazırlanmış! EMASYA (Amasya değil, karıştırılmasın… Niye karıştırılmasın diyorum? Çünkü bu Taraf Gazetesini okuyan kaç kişi Emasya ile Amasya’nın farkının farkındadır belli değil!? Onun için özellikle dikkat çekiyorum) protokolü çerçevesinde yapılmış bir tatbikatı ve çalışmayı darbe olarak düşünmek ne kadar akılcıdır!? Bu Taraf Gazetesinin iddialarını dikkate alanlara şaşıyorum.

Nihayet Sayın Genelkurmay Başkanı da açıkladı; Allah Allah diyerek askerini savaşa gönderen bir ordu kendi camisini nasıl bombalar. Böyle bir şey olabilir mi? Genelkurmay başkanı yumruğunu masaya değil de ille kafanıza mı vursun? Anlamanız için bunun mu yapılması lâzım. Askerimizin sabrını taşırmamak gerekir!

Madem Taraf Gazetesinin yazdıkları doğruydu, madem Ergenekon diye bir örgüt vardı. Madem başbakan olan malum şahsa 14-15 suikast düşünülmüş/düzenlenmiş, madem şu kadar darbe planı yapılmış… Bunların hiç biri mi gerçekleşmezdi, bugüne kadar.

Artık aklımızı başımıza alma ve kendimize gelme zamanıdır. Taraf Gazetesi yalan söylüyor. Yazılanlar yalandır. İnananlar gaflet ve hatta hıyanet içindedir.

Aaaaaaa…. O da ne? Benim bu burnum şimdi durup dururken bilgisayara niye çarptı be?? Aaa uzamış vallahi, burnum uzamış! Ulan iyi de niye uzuyor şimdi bu burun durduk yerde… Aynı Pinokyo gibi yahu… Haydaaaaaa……

Av. Emin ATALAY

 
1 2 3 4 5   Bu Yazıya Toplam 16 Puan Verildi
 Kaynak :  Emin ATALAY

 Kategori  Köşe Yazısı

155 Kişi Tarafından Okundu.

Yorum ( 3 )   

 Mustafa

Tarih : 09.03.2010 08:13:08  

  Avukattan köşe yazarı olursa

Cevapla


Bu yazıdan başba bir şey çıkmaz, hayatımda okuduğum ve kaybettiğim zamana üzüldüğüm tek köşe yazısı bu.


İp Adresi Kayıtlı   

 İNCİ

Tarih : 14.02.2010 12:02:57  

  DÜZENLENMİŞ TUZAKLARIN FARKINDAYIZ

Cevapla


12 Eylül darbesi işkenceye mağruz kalan sağcı ,solcu diyerek ayrılan kardeşi ,kardeşe kırdırmaya çalışan darbe yanlıları vatan hainleri...Kürt,türk,alevi,sünni vs.ayrımcılığı yapıp insanları tuzağa düşürerek birbirlerini kırdırmaya çalışalar...Emin bey Türk milleti olarak çok şükür herşeyin farkındayız ve görünen köy kılavuz istemiyor...


İp Adresi Kayıtlı   

 ENGİN DOĞAN

Tarih : 31.01.2010 19:59:01  

  kırmızı başlıklı kız.

Cevapla


hatırlarmısınız benim çocukluğumda kırmızı başlıklı kızla bir kurtun çizgi filmi vardı.kırmızı başlıklı kız sorardı;neden kulakların uzun,,neden burnun uzun ,neden dişlerin büyük v.s diye,kurtta her cevabında ona yalan söylerdi,ve en sonunda kızı yemeye çalışırdı,bu darbe planları aynen buna benziyor,halk orduya soruyor şöyle planlar var böyle planlar var diye,orduda her defasında yalan söyleyerek burnunu biraz daha uzatıyor,ve her defasında yeni yeni planlar çıkıyor aynı kurt gibi yemeye çalışıyor.daha nereye kadar sürecek bu planlar bilen yok.bu anlamlı yazınız için teşekkürler emin bey.


İp Adresi Kayıtlı   

Sayfa  

 Bu Yazara Ait Diğer Yazılar

 
 
 

 Duyuru
 Köşe Yazıları

İLHAN ORAL

İLHAN ORAL ¬
RESULULLAH VE SAVAŞ (3)

İbrahim Tamer

İbrahim Tamer ¬
PEYGAMBERİMİZ SİLAHLI ÖRGÜT MENSUBUYDU

Av. Emin ATALAY

Av. Emin ATALAY ¬
BEN FETHULLAH HOCA VE EKİBİNE NE DEDİM Kİ? (1)

mehmet ilyasoğlu

mehmet ilyasoğlu ¬
Adriyatikten Çin Seddi’ne bir Osmanlı padişahı..

Cevdet Kaya

Cevdet Kaya ¬
Çocuklarda Alt Islatma Geçici midir?

Özkan Karaca

Özkan Karaca ¬
Güle Selam, Sana Kelam

Hasan Karakaya

Hasan Karakaya ¬
CHP’yi bilmem ama MHP, bu ürkekliği izah edemez

Şakir ALBAYRAK

Şakir ALBAYRAK ¬
Süper Güçlerin Süflörü

engin doğan

engin doğan ¬
TUNCAY GÜNEY VE KARA KUTUSU

ALİ İHSAN ASLANOĞLU

ALİ İHSAN ASLANOĞLU ¬
TARİHİMİZ....

Sümeyye Tamer

Sümeyye Tamer ¬
BİZ KAÇ KİŞİYİZ?

Ziya Köksal Çakmak

Ziya Köksal Çakmak ¬
BİLEREK KARIŞTIRILAN ÜÇ SAİD

ŞÜKRÜ YAVUZ

ŞÜKRÜ YAVUZ ¬
İLAHİ KODLARA KARŞI İSYAN VAR

emin üzümcü

emin üzümcü ¬
özgürlük, istanbulda

Konuk Yazar

Konuk Yazar ¬
Sanığa Kefil Olmanın Hukukta Yeri Var mı? NEVZAT TARHAN
 
 
Marksist PKK nın İmam Öldürme Gerekçesi Marksist PKK nın İmam Öldürme Gerekçesi
Marksis/Leninist dinsiz terör örgütü olduğunu bir kez daha kanıtladı PKK. Ramazan günü İmam Aziz Tan ı şehit eden alçaklar, hain planlarını gerçekleştirdikten sonra kahkahaları patlatmışlar ve bakın İmam Aziz Tan ı hangi gerekçelerle şehit etmişler....

Ayasofya Önünde Bayram Namazı
Bayramınız Mübarek Olsun...
Tesettürlü Barbiler Türkiyede Tesettürlü Barbiler Türkiyede
İran ve Mısır’da çok satan ve üzerinde tesettürlü bebek resmi olan okul çantaları Türkiye’de de satılmaya başlandı. Fulla adıyla piyasaya sürülen çantalar, 7 YTL’ye satılıyor ve binlercesinin tükendiği belirtiliyor....

BU 12 EYLÜLDE BİZ DARBE YAPACAĞIZ
Bahçeli Beyin Özürlü mü?
MHP Kurucuları Bahçeliye Başkaldırdı: EVET
abd askerinin vurulma anı (video)
Takiyyeci chp Çarşafa Saldırdı
BBP, MHPye Öyle Bir Vurdu ki
C-5 i seyreden Evet Diyor - Video -
Yüzü Bile Kızarmadı...
CHPyi Allah Çarptı
 
 Takvim
9  Eylül 2010  
Pts Sal Çrş Prş Cum Cts Paz
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


 
 Ziyaretçi İstatistikleri
   
 Online : 2
 Bugün : 56
 Dün : 57
 Toplam : 19458
 Ip No : 38.107.191.95
     

 
 Son Haberler
 
 Popüler Haberler
 
 Döviz Bilgileri

  Döviz Alış Satış
  Dolar 1.5033 1.5106
  Euro 1.9179 1.9272
 
 Hava Durumu



 



GÜNCEL | DÜNYA | EKONOMİ | SİYASET | SAĞLIK | MEDYA | TEKNOLOJİ | DARBECİ ÇETE DAVASI | EĞİTİM | ÇEVRECİLİK | KADIN VE AİLE | MUHSİN YAZICIOĞLU | GAZETEMİZİN HAZİRAN SAYISI | LİNKLER | FOTO YORUM | SİVİL TOPLUM EYLEMLERİ | TARİH | YARGI | HÜKÜMET | BELEDİYE HABERLERİ | PROVOKASYONLAR | DARBECİLER | PKK - BDP | İŞGALCİ EMPERYALİSTLER | İSRAİL - TÜRKİYE | SÜREKLİ GÜNCEL HABERLER | KİTAPLAR | VİDEOLAR | Gizlilik Politikası


 
 

   © Copyright - 2009- Camlica Vadisi - Aylık Mustakil Yerel Gazete - Tüm Hakları Saklıdır. 

Bu site

 HiTasarim altyapısını kullanmaktadır.

0,56 saniye.