İLAHİ KODLARA KARŞI İSYAN VAR
Gördüğümüzü sandığımız, gördüğümüz değil, duyduğumuzu sandığımız aslında gerçek değil. Yaratmak istedikleri dünyayı sanal gerçeklik paradoksu içinde tüm dünyaya servis ediyorlar. Servis ettiklerini seçmen gibi bir durum yok, alternatiflerini de yapıyorlar ve seçme hakkımız olduğunu zannedip buna inandırılıyoruz. Baş döndüren bir hızla yaşamak için mücadele ediyor, kazanmaya çalışıyor ve daha sonrada kazandıklarımızı kaybetmenin korkusu ile yaşayıp sağlığımızdan oluyor, öbür dünyamızı unutuyoruz. Hayatın gürültü, kargaşa ve hızı, niçin yaratıldığımızı düşünmemiz için fırsat bile vermiyor. Ürkütücü bir durum, kaygı verici, helak edici bir durum.’’Dünyası için ahretini, ahreti için dünyasını terk eden bizden değildir.’’ Bunları yazarken bile ne kadar ziyan içinde olduğumu algılayabiliyor fakat katılaşmış yüreğim dolan göz pınarlarımın boşalmasına engel oluyor.
Medya iletişim araçlarının gelişmesi ile birlikte dünyada olup bitenleri izliyoruz. Her yerde acı, kan, savaş, ölüm, patlama, küresel ısınma, insan kopyalama, hastalık, virüs, açlık, terör, Aids, GDO,H1N1, kene, kuş gribi gibi daha sayamamağımız bir sürü korku verici şeyler. Bunların hepsi insan eliyle yapılan şeylerdir. İnsanlık ziyan içinde olduğunu anlamadan kendi sonunu hazırlıyor. Yaratıcısının kurmuş olduğu muazzam sisteme müdahale ediyor ve engellenemez felaketlerle karşılaşıyoruz.
O,Her şeyi anlayacak üstün bir organizma olarak insanı yarattı, ona yaşaması için gerekenleri verdi. En son olarak gönderdiği ilahi kitapta yaşamın sınırlarını, sırlarını ve bunları anlamamıza yardımcı olacak elçisini gönderdi. Yarattığının sınırlarını ve sırlarını bildiği için ona kullanım kılavuzunu gönderdi. Bir firma ürününü pazara sürdüğünden onun doğru şekilde kullanılması için, kullanıcıya ilk önerisi Önce kullanım kılavuzunu okuyun der.
Tüm zamanları kuşatan ilahi gerçeklik kitabı Kuran da, Yaratıcı kullarına ilk olarak Oku diye sesleniyor. Seni gönderdim ve buda senin kılavuzundur diyor. İyiye, güzele ve doğruya ulaşmamız için gönderdiği mesajları ifade edildiği gibi aldığımızda sorun olmadığını inanıyoruz. Çünkü O zamandan münezzehtir. Geçmişi ve geleceği bilir. Gönderdiği kılavuzunda geçmiş kavimlerden örnekler vererek nerde yanlış yaptıklarını ifade eder. Bunu yapmasının sebebini şöyle ifade edebiliriz. İlk olarak oku diyerek bir bilgi toplumu olun diyor. Geçmişten ibretler vererek, ona göre günümüzü yaşamamızı ve geleceğimizi inşa etmemizi öğütlüyor.
İlahi kodları doğru şekilde okuyan topluluğun iyiye, güzele ve doğruya ulaşacağını ifade ediyor bizi yaratan. İlahi mesajları, kodları tersinden okuyan bir topluğu düşünelim. İçinde bulunduğu toplumu kötüye, çirkine ve yanlışa sürükleyecektir. Yukarıdaki bir paragrafta dünya genelinde insan sebepli bazı olumsuzlukları sıralamıştık. Öyle bir topluluk ki yeni bir şey icat etmeden sadece Yaratıcısının gönderdiği kodlarını tersinden okuyarak tüm dünyaya acı ve gözyaşı veriyor.
Yaratıcısına bu kadar muhalefet içinde olan sadece lanetlenmiş bir kavim olmalı, tüm insanlığa acı ve gözyaşı veriyorsa başka insanların hayvandan farkı yok diye düşünmeli, bir kurşunla dünyanın gözü önünde bir babanın avuçlarından kaymalı canından çok sevdiği evladı. Dünyanın merkezinde yapmalı bunu herkesin gözü önünde yapmalı, Alevi’yi Sünni’ye vurdurmalı, Türk’ü Kürde, Ermeni’yi Türk’e vurdurmalı. Reşadiye de askerlerimize kıymalı, onu da üç buçuk soysuza kendi vatandaşımıza üstlendirtmeli. İnsanları korkutmalı, ölüm saçmalı grip gibi, endişe salmalı açlık gibi, işsizlik gibi, tarımı bitirmeli kendi GDO lu ürünlerini satmalı. GDO lu ürünlerle insanların genlerini bozmalı, tarlada çalışırken kendi başına doğum yapan kadınlar artık normal doğum yapamamalı, yapanları sezaryene teşvik etmeli, doğan çocukları da kendi fabrikada ürettikleri ilaçlarla aşılatmalı, Elleri demir gibi muhteşem lider satın almalı, yutturmalı bu topluma. Kuluçkaya insanlar bırakmalı, dün dar olan dünyayı geniş diye yutturmalı basın organıyla, and içtirmeli bin değil bir tane, İnsan fıtratına aykırı durumlar oluşturtmalı. İnsanları düşündürtmemeli ve yaratıcısının ona söylediği şu sözü unutturmalı; . Ey insanlar, gerçekten, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizle tanışmanız için sizi halklar ve kabileler (şeklinde) kıldık. Şüphesiz, Allah katında sizin en üstün (kerim) olanınız, (ırk ya da soyca değil) takvaca en ileride olanınızdır. Şüphesiz Allah, bilendir, haber alandır." (Hucurat Suresi, 13) ve ardından MHP diye bir parti kurdurtmalı, karşısına da DTP yi kurdurtmalı, ikisinin başındaki adamlarda milleti dağa çağırmalı ama bu olaylar olurken milleti ayakta uyutmalı.
Sonra İstiklal Marşı gelmeli aklımıza, okumalıyız, hece hece mısra mısra, hücrelerimize kadar işlemeli. Bu ezanlar ki şahadetleri dinin temeli ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli dediği mısra da biraz durup düşünmeliyiz. Küfrün savaşı ancak yaratıcısına karşıdır. Allah bize İslam dinin kıyamete kadar koruyucusunun kendisi olduğunu ifade eder. Bu ezanlarda ebedi yurdumuzun üstünde inleyecekse Allah bizimle beraberdir ve bu bayrak düştüğü yerden bu topraklardan kalkacaktır. Yüz üstü çok süründün ayağa kalk.
Şükrü YAVUZ
12.12.2009